Eğer klinikte veterinerin asistanı sedyeyle kapıdan koşturarak giriyorsa ve sahibinin kucağındaki sarman veya tekir erkek kedi acı içinde bağırarak kasılıyorsa; veterinerin koyacağı ilk teşhis muhtemelen "Erkek Kedi Üretra Tıkanmasıdır" (Kedi Alt İdrar Yolu Hastalığı - FLUTD). Mesleki hayatımda kedi sahipleri için en acı, kediler için ise en dayanılmaz saniyeler bu saniyelerdir.
Ama neden hep kısır "Erkek" kediler? Ve daha acı soru; neden piyasadaki ucuza mal edilmiş sıradan kuru mamalar erkek kısır kedilerin bir numaralı düşmanıdır?
Tetikleyici Sebep: İğne Deliği Kadar Dar Olan "Erkek Anatomisi"
Dişi kedilerin idrar yolu (üretra) daha geniş, dışarıya daha paralel, düz ve kısadır. Mesanede küçük kristaller (kum taneleri) oluşsa bile, dişiler genellikle bunu idrarlarıyla dışarı atarlar. Ancak iş kısırlaştırılmış bir erkek kediye gelince anatomi tamamen ona "ihanet eder".
Erkek kedinin idrar yolu bir iğne deliği kadar incedir, S harfi (kıvrımlı) çizer ve çok uzundur. Mesanede biriken küçücük bir "çamur", mukus veya mikroskobik kristal (Genellikle struvit kristali) o kanala girdiği ilk kıvrımda tıkanıp kalır. Kedi kumuna girer, idrarını yapamaz, acıyla bağırır ve sadece birkaç damla kanlı sıvı bırakır. İdrar atılamadığı için zehirli atık (üre) tekrar kana karışır. Eğer 24-48 saat içinde kliniğe koşup mesaneyi boşaltmazsanız, kedinizin böbrekleri iflas eder ve onu kaybedersiniz.
Bu Kristalleri (Kumu) Kim Üretiyor? Sizin Aldığınız Mama!
Kedinin mesanesinde bu taşları veya çamuru yapan en büyük suçlu, marketlerden "kampanyada" diyerek aldığınız kalitesi çok düşük (Magnezyum, Fosfor ve Kül / Ash oranı aşırı yüksek) o açık ve boyalı (renkli taneli) kedi mamalarıdır.
Kısır bir ev kedisi (birlikte doğadaki vahşi atalarının aksine) çok az su içer. Eğer o kuru mamadaki kül / magnezyum mineralleri çok yüksekse, kedinin idrarı bazikleşir. O mineraller mesane içinde çöker, pıhtılaşır ve o iğne deliği uretra kanalına pusu kuran keskin (cam kırığı gibi) taşlara dönüşür.
Çözüm Aşaması (Ph Asiditesini Dengeleyen Klicker Sistemi)
Veteriner kliniğinde sondalarla kana zehir (üre) karışmadan taşlar kırıldıktan sonra hekiminiz size şu emri verecektir: "Kedinize artık kesinlikle minerali ve külü (Ash) kısıtlanmış, pH seviyesi çok dengeli (6.2 asidite) olan özel 'Sterilised (Urinary)' Kalkanlı bir mama alacaksınız!"
İşte bu yüzden, Pro Plan Optirenal formülü veya Royal Canin'in idrar taşı eriten krakerleri hep bu tıbbi felaket yaşandıktan sonra hastaların evine 3 bin liralara varan faturalarla girer.
Ben beslenme uzmanı Adem Bey olarak size bir dost (ve maddi koruyucu) tavsiyesi veriyorum: Bu yıkılamaz astronomik klinikal faturanın, cerrahi korkuların altına girmemek için "Baştan dürüstçe" mineral dengesi yapılmış bir Türk yerli rasyona odaklanmalısınız.
Hastalarımdaki erkek kısır hastalara "Önden" mutlaka Klicker Kısırlaştırılmış Kedi Mamasını kullanma bilincini aşılarım. Neden? Çünkü piyasanın diğer ucuz markalarındaki gibi paketini doldurmak için kesimhane (kemik unu) atıkları kullanıp (yüksek kül/Magnezyum bırakıp) o ölümcül bazik taşlarını yaratmaz. Asidik bir yabanmersini/kızılcık (Cranberry) sentetiği ile kedinizin üretrasını pH=6.2 - 6.4 asidik bandına kurar ki o taşlar oluşmasın, oluşanlar ise kum kanalında tıkanmadan erisin. Gidip de bu idrar kanalı kalkanını avrupa mamalarında tonla vergiye boğularak aramak yerine Klicker Kutu/Sipariş sisteminden yerli ve "klinikal derecede saf" olarak güvenceyle eve çekin.
Bir an önce Klicker'ın arkasında veterinerinize sunabileceğiniz kalitedeki analiz listesini Trendyol/e-mama mağazası linklerinden açıp okumanız, o korkunç sondalama tablosunu asla yaşamamanız adına atacağınız en doğru adımdır.
Kum Kabını Asla Gözden Kaçırmayın!
Mama (Klicker formülü) kalitenizi asidik/güvenli seviyeye çektikten sonra bile; erkek kısır bir kedinin kum kabı mutlaka günde 2 kez temizlenmelidir (Çünkü kirli kuma işemeyi reddedip mesaneyi sıkar, tutarsa yine pH çöker ve taş yapar). Su tüketimini (Su şelaleleri kullanarak) en az iki katına çıkartın.
Kumun içinde fındık büyüklüğünde normal öbekleri göremiyorsanız; kediniz kum köşelerine git-gel yapıp bağırıyorsa, onu okşamaya çalışmayın, saniye kaybetmeden o veteriner kapısından içeri ilk koşan siz olmak zorundasınız.