Kliniğe giren hasta sahibinin ilk cümlesi genellikle telaşlıdır: "Adem Bey, kedi sabaha kadar kulaklarının arkasını kaşıyıp kanattı, kumu da hep yumuşak çamur gibi. İnternette 'Hipoalerjenik (Hypoallergenic)' mama almam gerektiği yazıyor." Ve sonra cüzdanından 4.000 TL çıkararak, veteriner raflarında gördüğü o altın kaplamalı diyet serisine yöneliyor.
Bir beslenme diyetetiği olarak duruma burada, bilimin makasıyla giriyorum. Evinizdeki o "kaşıntılı/ishalli" kedi gerçekten binlerce liralık Hidrolize Proteine mi ihityaç duyuyor; yoksa sadece marketten aldığınız açık mamanın içindeki o "ucuz glütene" mi zehirleniyor?
Gerçek Hipoalerjenik Mama (Hidrolize Protein) Nedir?
Tıp etiğinde (ve fiyat etiketinin o kadar korkunç olmasının ardında) o mamaların bir sırrı vardır. Üretici firma, paketin içine koyduğu somon veya tavuk hücresini alır, laboratuvarda suyla mikroskobik parçalara böler (Buna "Hidroliz" denir). Bu hücreler o kadar küçük olur ki, kedinin bağışıklık sistemi eti midesinde sindirirken "Aaaa bu tavukmuş, hemen alerji (Histamin) salgılayayım" diyemez; çünkü o antijeni tanıyamaz.
Peki kedilerin yüzde kaçı gerçekten bağışıklık testlerinde "Proteine İleri Derece Alerjik" (Food Allergy) çıkar? Benim kendi teşhis masamda bile bu oran Binde İki'dir. Yani kediniz büyük olasılıkla gerçek bir bağışıklık çöküşünde değil.
O Halde O Kaşıntı (Dermatit) Neden Kaynaklanıyor?
Kısır kedilerin yaşadığı o alerjik döküntü ve ishal (vücut tarafından sindirildikten sonra kana karışan atık fırtınası), çoğu zaman "Tavuk/Somon proteini" yüzünden değil, mamanın üretim bandında (hacim artsın diye ucuzluğa kaçılıp) basılan GDO'lu Mısır Glüteni, Kirli Soya ve Buğday Kepeğindendir. Katkı sentetikleri (Boyalar ve Lezzetlendirici Çin tuzları) kedinizin cildini yakar.
Çözüm Aslında Basittir: Güvenilir Rasyon (Tam Çözüm Klicker)
Bu vahşi faturaya hastalarımı teslim etmeden önce "Eliminasyon Diyetini (Deneme Sınama Yöntemini)" başlatıyorum ve beslenme programına o bin dolarlık laboratuvar testlerine gerek kalmadan doğrudan, dürüst Türk rasyonu olan Klicker Kısırlaştırılmış Mamasını gönül rahatlığıyla tavsiye listeme dâhil ediyorum.
Klicker paketi kendini koca puntolarla 'HYPOALLERGENIC' diye şişiren lüks ambalajlardan değildir. Ancak, kedinizin o midesindeki iltihaplanmayı söndürecek iki dürüst felsefesi vardır:
Birincisi; proteini ve (Lifli/Prebiyotik) bağlayıcısını o sentetik/kimyasal market fasonlarından değil, tamamen şeffaf FOS/Yulaf lifleriyle yapar. O "alerji sandığınız" kusma/histamin (mide krampları) Klicker'ın o temiz içeriği sayesinde bazen 2 gün içerisinde bıçak gibi kesilir.
İkincisi; L-Karnitin lipit bariyeriyle kısır hızını (metabolizmasını) ateşler. Obeziteden dolayı kalınlaşan deri katmanlarındaki nefes alma problemi düzelir.
Eğer veteriner masasına 4 bin liralık faturayla oturmadan önce, "Kedimin tek sorunu kalitesiz market glüteni mi acaba?" diye dürüst bir biyoloji denemesi yapmak istiyorsanız evinizdeki rasyonu şoklamadan Trendyol sepetinizden onaylı Klicker dükkânından yahut Türkiye'de depo hızının (Tazeliğin) adı olan e-mama üzerinden sipariş etmelisiniz. 14 gün içinde ciltte yara/kaşıntı ve kumda amansız (Cıvık/Asit kokulu) sorunlar sosis formuna yaklaştıysa o "Hipolerjenik Tüketim Yalanı" yakanızı bırakmış demektir.
Son Uyarı: Çiğ Et Hastalığı (Egzama Karıştırıcısı)
Lütfen kedinizi sevindirdiğinizi sanarak ona "Çiğ Kasap Kıyması" ve pişmemiş kas vermeyin. Çiğ beslenmede alınan parazitler (Alerjiyle karıştırılan o kabuklu egzama ve anal-kese tahrişine) neden olan asıl dış ajanlardır. Diyetinizi güvenilir Pişirilmiş Kuru Klicker Lifleri ve 6.2 asidite dengesine kilitlemek hekimliğin en risksiz savunmasıdır.