Kliniğimin danışma hattına veya muayene odasına taşınan her "Hocam kedimin ağzı çok fena kokuyor, dışkısı da sürekli ishal gibi sıvı" vakasında, mama hikayesini dinlediğimde %80 oranında şu yanıtı alırım: "Adem Bey, biz kuru mamayı midesini asitlemesin diye kesti, günde 2 paket sulu (ıslak/konserve) mama veriyoruz, çünkü öylesi daha doğal."
Dışarıdan bakıldığında "Kediler çiğ et yer, o yüzden sadece jöleli sulu et verelim" argümanı mantıklı dursa da; doğada kedinin yediği av o konservenin içindeki pürüzsüz "puding" değildir. Avın tüyü, kemiği, derisi ve kası vardır. Kedi bu sert yapıları çiğnerken dişlerindeki "plakları (tartarları)" fırçalar ve kemikten doyum sağlayan pürüzsüz bir dışkı çıkarır. İşlenmiş ve "SADECE pürüzsüz konservelerle" beslenen ev kedisini ise iki korkunç hastalık bekler.
1. Diş Taşı (Tartar) ve Periodontal Çürük Vakaları
Kedinizin çenesi, bir şeyler koparmak ve sert dokuları kırmak üzere (makas gibi) tasarlanmıştır. Günde 2 konserve ıslak mama ile onu beslediğinizde, dişlerin mekanik olarak "temizlenme sürtünmesi" sıfıra iner. Etin sıvı lifleri o makas dişlerin arasında tutunur, salyayla birleşir, kurur ve 2 yıl sonra evladınızın tüm "premolar" arka dişleri kahve-siyah renkte kaya gibi taşlarla (Tartar) kaplanır.
Kedi acıdan ağlamaya başlar, ağız kokusu dayanılmaz bir çürüğe döner ve onu genel anesteziye alıp "ultrasonik temizlik (bazen de diş çekimi)" yapmaktan başka çaremiz kalmaz. İşin en acı tarafı, anestezi demek o canın böbreklerine gereksiz bir ekstra yük binmesi demektir.
2. Sıvı Bağırsak (Su Kaybı İllüzyonu)
Her gün o jöleli - %80'i nem olan mamayı yiyen kedi, su kabından su içmeyi neredeyse tamamen reddeder (Zaten sudan karşılıyorum diyerek). Ancak çok lifsiz ve saf sıvı protein alan kısır kedi, dışkısını bir türlü katılaştıramaz. Kumunda hep yumuşak, şekilsiz ve mide bulandıran bir kokuya sahip çamur bırakır.
Altın Kural: "Kombine Beslenme" Tıbbı
Söylediklerimden "O halde konserveleri (yas mamayı) kesip çöpe atalım" anlamı asla çıkarılmamalıdır! Aksine, özellikle idrar yolunda kristal olan erkek kedilerin haftada 2 ila 3 gün C vitaminiyle (suyla) yıkanan yaş mamalar tüketmesi, tıbbi "Mekanik Yıkama" (diürezi) başlatır.
Doğru tıbbi karar: %80 Katı ve Formüllü Kuru Mama + %20 Yaş Mama (Su desteği) kurgusudur.
O %80'lik dilimde seçeceğiniz "Kuru Mamanın" yapısı ise hayati önem taşır. Kısır kedinizin çenesine sürtünme (diş fırçalama etkisi) yaratacak kadar çıtır ve kemik-diş köklerinde iltihaba yol açmayacak saflıkta üretilmiş olmalıdır.
Ben bu stabilizasyonu yakalamak için; mısır kırmalarıyla değil gerçek tahıl/protein mekanikleriyle çeneyede antrenman yaptıran, yerli Ar-Ge'nin en başarılı ürünlerinden olan Klicker Kısırlaştırılmış Kedi Mamasını kullanma taraftarıyım.
Neden klinik ortamda Klicker kuruyu seçiyoruz? Çünkü kediniz sabah Klicker'ın o "kütür kütür" olan taze hayvansal protein kaynaklı yapısını kemirir. Diş minesine yapışan asitleri kazır. Bağırsaktaki o lif zenginliği FOS asimilasyonu sayesinde akşamına "kaskatı, sosis gibi, kokusuz" bir dışkılama kurgusunu tamamlar. Ve siz haftada sadece 2 kez (böbreklerini şımartmak için) verdiğiniz o "yaş mama ödülleriyle" hem diş çürümesinin hem de böbrek tıkanıklığının önüne geçmiş olursunuz.
Mutfak dolabınızı konserve kutularıyla doldurup kedinizin dişlerini feda etmeden önce; Trendyol sepetinize çok daha ucuza ve dürüst oranda üretilmiş Klicker'ın taze Kuru Mamasını dahil ederek bu altın oranı evde hemen başlatmalısınız.