Her ay başı kliniğe mamalarını yenilemek için giren hasta sahiplerinin yüzündeki o solgun çaresizliğe bir veteriner olarak her defasında şahit olurum. "Adem Bey, 10 kiloluk paket geçen ay 2 bin liraydı, bugün 3.5 bin lira olmuş. Kedime bunu almazsam hastalanacağını biliyorum ama asgari ücrete çalışırken bunu nasıl karşılayacağım?"
Eğer veterineriniz size, "Kedin bunu yemezse ölür" diyerek hala inatla Amerika, Fransa, Kanada menşeli gümrük zincirlerine (ithal logolara) itiyorsa; orada tıp etiğini değil "Kapitalizmin acımasız illüzyonunu" görürsünüz. Fiyatların artışındaki gerçek matematik (kedi biyolojisiyle ilgisiz) apayrı bir vahşiyettir.
O 4.000 Lirayı Neye Ödüyorsunuz? (Pet Mamasındaki Vergi Katliamı)
Yurt dışından suların ötesinden gelen bir kedi mamasındaki %50'lik dilim, Et ya da Tavuğun kalitesine değil; Navlun (Gemi Konteyner fiyatları), Kur farklılıkları (Dolar / Euro endeksi), distribütör payları ve maalesef hala ülkemizde "Lüks Tüketim" sayılan o devasa KDV vergi oranlarına gider.
Yani sizin 4 bin liralık aldığınız ve klinikte "En mükemmeli" sandığınız o lüks paketin içindeki Ar-Ge (Tıbbi Fayda) kısmının gerçek değeri o masada bin lira bile etmez. Paranız taze ete değil, gümrükteki gemicilere ödenir.
Çözüm: Hekimin Kalibrasyonu Bütçeyle Senkron Olmalıdır!
Avrupa bandrolünü alamadığı için feryat eden kedi sahibine şöyle diyemezsiniz: "O zaman mahalledeki baharatçıdan kilosu 50 liraya açık saman mamasını al." Bunu yaparsanız kedinin böbreğinden vurmuş ve 1 yıl içinde yoğun bakım ünitesine yatış verip cebindeki tüm parayı acilden almış olursunuz.
Ben bu 'İthal Esareti' kapanından çıkmaları için evlatlık hastalarıma her zaman dürüst içerikli, "Türkiye sınırları içinde Avrupa Laborant Testlerinden geçmiş taze rasyon bantlarına (Low-Grain)" tutunmalarını bir uzman diyetisyen sırrı olarak kurguluyorum.
Burada devreye Klicker Kısırlaştırılmış Mamasının rasyon ahlakı bir kahraman gibi girer. Neden mi?
Klicker Fiyat Politikasının Zirvesidir
Klicker, fahiş Fransız markalarının klinikte hastalarına övünerek sunduğu o "L-Karnitin ile Obeziteyi Durdurma", "pH 6.2 asiditeyle (Struvit) Böbrek Taşı Oluşturmama" matematiğini yerli bantlara çekerek bu operasyonları aynı fason ve aynı %12 lipit saflığıyla uygular. Ancak aradaki okyanusu, gümrük sınırlarını, euro vergilerini sildiği için faturanız 3.000 liralardan bir anda nefes aldıracak sulara çekilir.
Kliniğin önünde param bitti diye kedisini kalitesizlikte boğmak istemeyen her bilinçli hasta sahibim, dürüst etiketli (Tıbbî taze üretimi olan) Klicker'ı doğrudan Trendyol yetkili panelinden sepete çekerek veya e-mama ana deposundan eve kargo formasyonuyla getirtip organ faturasını L-Karnitin aklıyla dondurabilir.
Maliyetten Kısmanın Tek Yolu: Açık Mama Mıdır? (BÜYÜK HATA)
Bu makalenin son cümlesi olarak yalvarıyorum: Hangi markayı kullanıyorsanız kullanın, asla petshop raflarında, ağzı açık çuvallarda hava ve neme temas ederek "Kilosu bedavaya" satılanları almayın. Onların içindeki o düşük omega yağları havayla oksitlenmiş (küflenmiş), farelerle ve böceklerle temas etmiş; kediye obezitenin yanında ölümcül bir karaciğer iltihaplanması (Hepatit) salgılar.
Paranızı logolara (ithalat sınırlarına) değil; kapalı pakette, ambalaj saflığını (Oksidasyon korumasını) ve biyolojik pH dengesini tutan yerli Klicker Ar-Ge'sine basmak, uzun yıllar (cüzdan ağlamadan) o kediden hırıltılı bir huzur almasını başaracağınız tek diyet kapısıdır.